ABD'den Kritik Yapay Zeka Operasyonu: 300 Milyon Dolarlık Nvidia Çip Kaçakçılığı Deşifre Oldu

- Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, ihracat kısıtlamalarına tabi tutulan Nvidia grafik işlemcilerini sahte belgelerle Çin'e kaçırdığı iddia edilen Earthmade Computer CEO'su Greg Lui'nin tutuklandığını duyurdu.
- Küresel teknoloji pazarındaki denetim açıkları ve gölge ticaret ağları, Washington ve Silikon Vadisi arasındaki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.
Küresel Çip Tedariğinde Kaçakçılık Operasyonu: 300 Milyon Dolarlık Vurgun
Küresel yarı iletken pazarının kalbi olan yapay zeka çipleri, jeopolitik rekabetin ve ulusal güvenlik stratejilerinin merkezinde yer almayı sürdürüyor. Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından dün yayımlanan resmi bir basın açıklamasına göre, yapay zeka altyapısının hayati bileşenleri olan ihracat kontrollü donanımları Çin'e sızdırdığı iddia edilen kritik bir operasyon gün ışığına çıkarıldı. Earthmade Computer şirketinin 38 yaşındaki CEO'su Greg Lui, toplam değeri 300 milyon doları aşan yüksek performanslı sunucuları ve grafik işlemcilerini, sahte evraklar ve aracı lojistik firmaları aracılığıyla Çin pazarına aktardığı gerekçesiyle Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından tutuklandı.
Soruşturma dosyasına göre, operasyonun merkezinde Nvidia A100 GPU'lar ve Nvidia H100 GPU'lar yer alıyor. Her ne kadar bu bileşenler şirketin en yeni nesil donanımları olmasa da, devasa veri işleme kapasiteleri sayesinde büyük dil modellerini (LLM) eğitmek için kritik bir rol oynuyor. Washington yönetimi, Çin'in bu çip hacmine erişmesinin askeri kapasiteyi ve yapay zeka ekosistemini hızla artıracağı endişesini taşıyor. İddianamede, ekim 2023 ile ağustos 2026 tarihleri arasında yürütüldüğü öne sürülen kaçakçılık şebekesinin, banka kayıtları ve elektronik posta yazışmaları sayesinde deşifre edildiği bilgisi yer alıyor.
Karmaşık Lojistik Ağları ve Sahte Belgelerle Örülen Sevkiyatlar
Greg Lui'nin liderlik ettiği iddia edilen operasyonun asimetrik yapısı, uluslararası ticaret zincirlerindeki denetim boşluklarını gözler önüne seriyor. FBI iddianamelerine göre, Malezya ve Singapur gibi Güney Asya ülkelerindeki bazı navlun ve lojistik firmalarıyla ortak hareket eden şüpheliler, sevkiyatların varış noktalarını manipüle etti. Örneğin, 2024 yılında gerçekleştirilen bir sevkiyatta, ihracat kısıtlamasına tabi GPU'lar içeren 70 sunucunun siparişi Malezya'ya yapılmış gibi gösterildi.
Bununla birlikte, Lui'nin bir ABD üreticisinden yaklaşık 7 milyon 614 bin dolar karşılığında satın aldığı 27 sunucunun, suç ortakları tarafından doğrudan Çin'e sevk edildiği belirlendi. Benzer bir operasyonda, export-control sınırlarına takılan 92 sunucu Singapur ve Malezya üzerinden Hong Kong'a, oradan da Çin'in Hangzhou şehrinde bulunan ve ülkenin önde gelen yapay zeka merkezlerinden biri olarak bilinen bir teknoloji firmasına ulaştırıldı.
Kaçakçılık ağının boyutları bununla da sınırlı kalmadı. Yüz adet Malezya varışlı sunucunun sevkiyatında, her birinde Nvidia H100 GPU bulunan donanımlar için sahte bir alıcı kimliği kullanıldı. FBI, Lui'nin üç yıl önce başka bir bireyin kimlik bilgilerini yasa dışı yollarla temin ettiğini ve bu kimliği 'Jackie Lui' adıyla sahte alıcı profili yaratmak için kullandığını tespit etti. Sadece 2024 yılı içerisinde bu operasyondan 176 milyon dolardan fazla gelir elde eden şirketin Bank of America ve JP Morgan hesaplarındaki finansal hareketlilik, DOJ tarafından delil olarak sunuldu. Adalet Bakanlığı, suç gelirlerinin tamamına el konulmasını talep ederken; Greg Lui ihracat kontrol yasalarını ihlal etmek, federal kaçakçılık ve kara para aklama suçlamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Suçlu bulunması halinde 20 yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.
Nvidia'nın Denetim Mekanizmaları ve Kör Noktalar Tartışması
Bu tutuklama, Tayvan merkezli eski Supermicro çalışanları tarafından yürütüldüğü iddia edilen ve bir Nvidia üst düzey yöneticisinin de adının karıştığı benzer bir sevkiyat skandalının hemen ardından geldi. Sürecin başlarında Nvidia CEO'su Jensen Huang, denetim sorunlarının çözülmesi çağrısında bulunmuş ve şirketinin kaçakçılıkla bağına dair kanıt olmadığını savunmuştu. Ancak artan operasyonlar ve davalar sonrasında Nvidia cephesi strateji değiştirerek, Çin'e sızdırılan yasa dışı çip hacminin son derece küçük olduğunu savunmaya başladı.
Şirket sözcüsü Bloomberg'e yaptığı açıklamada, sızdırılan ürünlerin toplam Nvidia sevkiyatlarının binde birinden bile az olduğunu belirterek, bu durumun Çin'in halihazırda elinde bulundurduğu devasa yerli bilişim gücü karşısında denizde bir damla niteliğinde taşıdığını ifade etti. Buna karşın, konunun uzmanları ve uluslararası güvenlik uzmanları, karaborsa ticaretinin resmi rakamların çok üzerinde olduğunu ve Çin'in kendi yarı iletken üretim hedeflerine ulaşana kadar bu açıklar sayesinde aradaki donanım boşluğunu kapattığını vurguluyor.
Bloomberg tarafından 5 farklı ülkeden düzinelerce kaynakla yürütülen kapsamlı bir araştırma, Nvidia'nın uyumluluk süreçlerindeki kör noktalarını da gözler önüne serdi. Tayvan Sahil Güvenlik birimlerinin sevkiyat manifestolarındaki tutarsızlıkları fark ederek el koyduğu bazı yüksek performanslı sunucu sevkiyatlarında, alıcı tesisin sipariş edilen donanımları barındırmak için fiziksel olarak yetersiz olduğu açıkça görülmesine rağmen çip üreticilerinin gerekli temel incelemeleri yapmadığı rapor edildi. Benzer şekilde, Tayland'daki küçük bir veri merkezinin sahte kira sözleşmeleriyle büyük siparişler vermesine rağmen sevkiyatların engellenmemiş olması, Washington'daki düzenleyicilerin tepkisini çekti.
Siyasi Atmosfer ve Trump Yönetiminin Yapay Zeka Yaklaşımı
Nvidia, Tayland, Malezya ve Singapur gibi komşu pazarlardaki startup büyüme planlarını ve meşru yatırımları engellemek istemediğini savunurken, Tayvanlı teknoloji devlerinin müşteri incelemelerinde dahili bir onay listesi (whitelist) oluşturduğu biliniyor. Kongre üyelerinin daha sıkı anti-kaçakçılık yasaları çıkarmak için yürüttüğü çabalar ise endüstri lobilerinin baskısıyla zayıflarken, Jensen Huang'ın Beyaz Saray ile kurduğu yakın diyalog dikkat çekiyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, yapay zeka yarışında liderliği elden bırakmamak adına Nvidia'nın kendi kendini denetlemesine imkan tanıyan esnek bir yaklaşım sergilediği görülüyor. Trump'ın yapay zeka (AI) terimini 'süper zeka' (SI) olarak yeniden markalaştırma hamlesi, kamuoyunda güvenlik risklerinin üzerinin örtüldüğü yönünde eleştirilere yol açarken; uluslararası politikada çip tedarik zincirlerinin güvenliği önümüzdeki dönemin en sıcak başlığı olmaya devam edeceğini kanıtlıyor.

Ozan Tankuş
Doğrulanmış EditörMercek360 kurucu editörü ve kıdemli teknoloji analisti. Kurumsal bilişim altyapıları, bulut teknolojileri, yapay zeka sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında uzmanlaşmış olup küresel teknoloji gündemini tarafsız ve derinlemesine incelemektedir.
