Circle'dan MiCA Çıkartması: Avrupa'nın Kripto Kuralları Yeniden Yazılıyor

- Circle, Avrupa Birliği'nin MiCA düzenlemelerinde banka mevduatı zorunluluğunun esnetilmesini talep etti.
- Küresel stablecoin pazarındaki rekabet kızışırken, şirket mevcut kuralların en büyük token'ları kapsam dışında bıraktığını savunuyor.
Avrupa'nın Kripto Vizyonunda Yeni Dönem ve MiCA Sınavı
Küresel finans teknolojileri ve dijital varlık ekosisteminin en önemli aktörlerinden biri olan Circle, Avrupa Birliği'nin dijital varlıklar için hazırladığı kapsamlı yasal çerçeve Markets in Crypto-Assets Regulation (MiCA) sürecine yönelik resmi önerilerini Avrupa Komisyonu'na sundu. ABD dolarına endeksli USDC ve euro tabanlı EURC gibi devasa hacimli stablecoin'lerin arkasındaki çatı şirket olan Circle, bölgedeki düzenleyici yapının güncellenmesi gerektiğini savunuyor. Komisyon'un mevcut MiCA inceleme sürecine sunulan detaylı raporda, kuralların Avrupa'yı erken bir avantaj sahibi yaptığı kabul edilirken, sistemin en büyük küresel token'ları kapsamaktan uzak kaldığı net bir şekilde vurgulanıyor.
Mercek360 olarak yakından takip ettiğimiz bu süreçte, dünya genelindeki en büyük 25 stablecoin pazar değerinin analiz edildiğinde, bunlardan yalnızca üçünün MiCA uyumlu regülasyona tabi olduğu gerçeği dikkat çekiyor. Brüksel'in 2027 yılında hayata geçirmesi beklenen daha geniş kapsamlı MiCA revizyonu öncesinde yapılan bu hamle, küresel stablecoin hakimiyeti mücadelesinde stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. ABD merkezli ihraççıların uluslararası alanda genişleme stratejileri ve Washington'ın dolar bazlı token'ları Amerikan parasının küresel gücünü artırma aracı olarak konumlandırması, Avrupa ile ABD arasındaki dijital para rekabetini kızıştırıyor.
Çoklu İhraç (Multi-Issuance) Modeli Neden Hayati Önem Taşıyor?
Circle tarafından Komisyon'a iletilen görüşlerin başında, "multi-issuance" yani çoklu ihraç yapısının korunması gerektiği vurgusu geliyor. Küresel ölçekte dolaşımda olan bir stablecoin'in, AB yetkili bir kuruluşu ile yabancı regülasyona tabi karşılığı ortaklığında co-issued (ortak ihraç) edilmesine olanak tanıyan bu mimari, sistemin can damarı olarak nitelendiriliyor. Şirket, bu yapının kısıtlanması ya da ortadan kaldırılması durumunda, işlem hacimlerinin ve kripto faaliyetlerinin Avrupa sınırlarının dışına, offshore bölgelere kayacağı konusunda sert uyarılarda bulunuyor.
Avrupalı kripto girişimleri MiCA'nın geçiş sürecinin getirdiği regülasyon baskısıyla boğuşurken ve Binance gibi küresel borsalar uyumluluk süreçleri nedeniyle sıkı denetimler altındayken, çoklu ihraç modelinin esnetilmesi pazardaki likiditenin korunması adına kritik görülüyor. Eğer Brüksel yönetimi dışarıdan gelen stablecoin ihraççısı şirketlere karşı daha sert kapılar açarsa, Avrupalı kullanıcıların ve kurumsal fonların merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemindeki küresel derinlikten kopma riski doğabilir. Circle'ın bu argümanı, yerel otoritelerin korumacı refleksleri ile küresel finansın serbest akışı arasındaki hassas dengeyi gözler önüne seriyor.
Rezerv Kuralları ve Banka Mevduatı Zorunluluğunda Zirve Anlaşmazlığı
Raporda en çok dikkat çeken ve tartışma yaratan başlıkların başında ise rezerv yönetimi ve banka mevduatları geliyor. MiCA düzenlemeleri şu an için e-para token ihraç eden şirketlerin rezervlerinin en az %30'unu ticari banka mevduatlarında tutmasını zorunlu kılıyor. "Önemli" (significant) kabul edilen token'lar için bu oran %60 seviyesine kadar tırmanabiliyor. Ancak Circle, bu zorunluluğun tam aksine bankacılık sektörünün kredi riskine maruziyeti artırdığını savunuyor. Şirket bu noktada Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile benzer bir çizgiye gelerek, bu katı oranların daha esnek bir likidite gereksinimiyle değiştirilmesini talep ediyor.
Ayrıca düzenleyicilerin getirdiği tekil devlet tahvili maruziyetine yönelik %35'lik üst sınırın ve tek bir bankada tutulabilecek rezerv miktarını sınırlayan kuralların da gözden geçirilmesi isteniyor. Circle, mevcut kuralların büyük ihraççıları rezervlerini onlarca farklı bankaya bölmeye zorladığını, bunun da operasyonel verimliliği düşürdüğünü ifade ediyor. Küresel pazarda 199 dolar veya benzeri eşiklerde konumlanan donanım ve yazılım entegrasyonlarının aksine, milyarlarca dolarlık rezerv yöneten stablecoin ekosisteminde bu tür likidite kısıtlamaları tüm finansal ekosistemi doğrudan etkiliyor.
Brüksel'in 2027 Vizyonu ve Küresel Kripto Savaşları
Avrupa Birliği'nin 2027 yılında gerçekleştirmeyi planladığı kapsamlı MiCA revizyonu, sadece bölgedeki yerel oyuncuları değil, küresel likiditeyi yöneten devasa yapıları da doğrudan ilgilendiriyor. Yabancı stablecoin ihraççılarına karşı atılacak adımlar, Avrupa'nın dijital euro projeleriyle de doğrudan etkileşim halinde ilerliyor. Bir yanda Avrupa Merkez Bankası'nın sıkı para politikaları ve risk yönetimi öncelikleri, diğer yanda ise ABD dolarının dijital dünyadaki tahakkümünü korumak isteyen Washington destekli fintek ekosistemleri yer alıyor.
Sonuç olarak Circle'ın yaptığı bu stratejik itiraz, MiCA'nın geleceğini şekillendirecek en sert müzakerelerden birinin fitilini ateşlemiş durumda. Avrupa Komisyonu'nun bu uyarıları dikkate alıp almayacağı, bölgenin bir inovasyon merkezine mi yoksa aşırı regüle edilmiş bir finansal adaya mı dönüşeceğini belirleyecek. Mercek360 olarak gelişmeleri yakından izlemeye ve sektörün kalbinin attığı noktadaki değişimleri okurlarımıza aktarmaya devam edeceğiz.

Ozan Tankuş
Doğrulanmış EditörMercek360 kurucu editörü ve kıdemli teknoloji analisti. Kurumsal bilişim altyapıları, bulut teknolojileri, yapay zeka sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında uzmanlaşmış olup küresel teknoloji gündemini tarafsız ve derinlemesine incelemektedir.
