Mercek360 gündemi taradı - AI dünyasında yeni başlıklarApple Vision Pro 2 tanıtıldı - Daha hafif, daha güçlüNVIDIA Blackwell Ultra - Yapay zeka performansı yükseliyorTürk AI startup'ı 50M$ yatırım aldıRust 2.0 yolda - Bellek güvenliği yeni seviyede
Mercek360
Ana SayfaBilim & Uzay

İngiltere'den Sıfır Emisyonlu Havacılığa 7.3 Milyon Sterlinlik Destek: Elektrikli ve Hidrojenli Uçuşlar İçin Altyapı Hamlesi

Ozan Tankuş28 Temmuz 20262
İngiltere'den Sıfır Emisyonlu Havacılığa 7.3 Milyon Sterlinlik Destek: Elektrikli ve Hidrojenli Uçuşlar İçin Altyapı Hamlesi

İngiltere'den Sıfır Emisyonlu Havacılığa 7.3 Milyon Sterlinlik Destek: Elektrikli ve Hidrojenli Uçuşlar İçin Altyapı Hamlesi

Küresel havacılık endüstrisi, iklim kriziyle mücadele kapsamında fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarını hızlandırırken, devlet destekleri de bu dönüşümde hayati bir rol oynamaya devam ediyor. Son olarak İngiltere Ulaştırma Bakanlığı (DfT), elektrikli ve hidrojen enerjisiyle çalışan geleceğin uçakları için hayati önem taşıyan altyapı çalışmalarını finanse etmek üzere 7.3 milyon sterlinlik (yaklaşık 9.7 milyon dolar) mütevazı ancak stratejik bir bütçe ayırdı. Bu hamle, daha geniş kapsamlı olan 43 milyon sterlinlik (57 milyon dolar) yeni nesil havacılık teknolojileri yatırım paketinin bir parçasını oluşturuyor. Her ne kadar küresel ölçekteki devasa Ar-Ge harcamaları düşünüldüğünde bu rakam küçük görünse de, havacılıkta yeşil dönüşümün operasyonel altyapı ayaklarını sağlamlaştırmak adına büyük bir anlam taşıyor.

Dağıtılacak bu fon, havalimanı şarj istasyonlarından sıvı hidrojen depolama sistemlerine ve gerçek dünya uçuş gösterimlerine kadar uzanan sekiz farklı projeye paylaştırılacak. Havacılığın geleceğini şekillendirecek bu projeler, sektörün en temel darboğazlarından biri olan lojistik ve altyapı eksikliklerini gidermeyi hedefliyor.

Elektrikli Uçuşlarda Kritik Eşik: Dikey İniş Kalkış ve Şarj Çözümleri

Fonun en dikkat çekici projelerinden biri, Bristol merkezli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) hava taksi geliştiricisi Vertical Aerospace liderliğinde yürütülüyor. Şirketin geliştirdiği Valo adlı elektrikli uçan taksi, geçtiğimiz haftalarda Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı'nda helikopter tarzı dikey uçuştan uçak moduna geçiş yapabildiğini ve ardından tekrar dikey konuma dönebildiğini kamuoyuna başarıyla gösterdi. Bu süreçte aracın sekiz pervane motorundan yarısı, dikey kaldırma konumundan ileri itki pozisyonuna doğru başarılı bir şekilde dönebilme kabiliyetini kanıtladı.

Valo ve VX4 Projesinin Teknik Detayları

Vertical Aerospace tarafından tasarlanan bu yenilikçi hava aracı, bir insan pilot ve en fazla dört yolcu taşıma kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tamamen elektrikli güçle çalışan ve sıfır operasyonel emisyon üreten araç, saatte 241 kilometreye (150 mil) varan hızlara ulaşabilirken, tek şarjla yaklaşık 160 kilometre (100 mil) menzil sunabiliyor. Savunma Bakanlığı'nın da bu araca ilgi gösterdiği biliniyor.

Şirketin liderlik ettiği ve fon desteği alan ECLiPSE (electrified charging and liquid-cooling provision for support of e-flights - elektrikli uçuşları desteklemek için elektrifikasyon şarjı ve sıvı soğutma tedariği) projesi, Bath Üniversitesi ve InnCat iş birliğiyle yürütülüyor. Bu projenin temel amacı, elektrikli havacılık rotalarını ticari olarak uygulanabilir kılacak yüksek güçlü şarj altyapılarını ve gelişmiş termal yönetim sistemlerini geliştirmek.

İskoçya'da Gerçek Dünya Testleri: SEAN Projesi

Elektrikli havacılık alanındaki bir diğer kapsamlı program ise SEAN (Scottish electric aviation network - İskoç elektrikli havacılık ağı) olarak öne çıkıyor. Bir şirketler konsorsiyumu tarafından hayata geçirilecek olan bu girişim, Inverness Havalimanı'nı ana merkez (hub) olarak kullanarak diğer İskoç havalimanlarına sıfır emisyonlu bölgesel uçuşların gerçekleştirileceği üç aylık gerçek dünya gösterimleri sunacak.

Bu program kapsamında kullanılacak olan uçak, Beta Technologies imzasını taşıyan Alia CX300 modeli olacak. Maksimum 283 km/s (176 mph) hıza ve 622 kilometre (387 mil) menzile sahip olan bu küçük elektrikli uçak, hem dikey hem de geleneksel kalkış versiyonlarıyla üretiliyor ve SEAN projesinde geleneksel kalkış modeli tercih ediliyor.

Hidrojen Enerjisi ve Havalimanı Altyapısı Dönüşümü

Elektrikli batarya teknolojileri kısa ve orta mesafeli rotalar için umut vaat ederken, daha uzun mesafeler ve büyük gövdeli uçaklar için hidrojen yakıtı en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor. Ancak sıvı hidrojenin havalimanlarında depolanması, taşınması ve uçaklara ikmal edilmesi son derece karmaşık kriyojenik altyapılar gerektiriyor. Yeni fon paketi, tam olarak bu zorlukların üstesinden gelmeyi amaçlayan projelere kaynak aktarıyor.

  • Bristol Havalimanı Sıvı Hidrojen Tedarik ve Mimari Çalışması: Sektörün geniş çapta benimseyebileceği pratik bir model ortaya koymayı hedefliyor.
  • CHOSAN (Cryogenic Hydrogen Optimized Systems for Aviation): Hidrojen tahrik teknolojilerindeki son gelişmeleri temel alarak, 500 kilometreye (310 mil) varan bölgesel rotalarda bir dizi noktasından noktasına uçuş gerçekleştirecek.
  • Project HyPRIME: Bristol merkezli bu proje, hidrojenle çalışan uçaklara yakıt ikmali yapabilecek hareketli bir hidrojen ikmal aracı geliştirmeyi, inşa etmeyi ve test etmeyi amaçlıyor.

Öte yandan havacılık devi Airbus da hidrojen enerjili yolcu uçakları üzerine çalışıyor. Şirketin elektrik pervaneli ve hidrojen yakıt hücreli uçak konseptini içeren ZEROe projesi, sıfır emisyonlu ticari havacılık için büyük bir umut kaynağı olsa da, Airbus yakın zamanda projenin yol haritasını revize ederek uçağın 2035 yılında hizmete girip girmeyeceği konusunda bazı belirsizlikler yaratmış durumda.

Sektörel Analiz ve Gelecek Beklentileri

İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ülkenin gelecek nesil havacılıkta öncü rol oynamaya devam edeceğini vurgulayarak, "Geleceğin uçuşları İngiltere'de gökyüzüyle buluşuyor. Emisyonları azaltmak, inovasyonu tetiklemek ve ülkeyi yarının uçaklarını inşa etmek, test etmek ve uçurmak için en iyi yerlerden biri olarak tutmak adına endüstriyle el ele çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ancak uzmanlar, 7.3 milyon sterlinlik bu desteğin devasa havacılık ekosistemi karşısında çok küçük bir başlangıç olduğunu, asıl yatırımın özel sektör ve küresel fonlarca yapılmak zorunda olduğunu belirtiyor. eVTOL araçlarının şehir içi toplu taşımaya entegrasyonu ve hidrojenin ticari uçuşlarda standart bir yakıt haline gelmesi için önümüzde hâlâ aşılması gereken ciddi teknolojik, yasal ve altyapısal engeller bulunuyor. Buna rağmen, atılan bu küçük adımlar, yarının havacılık standartlarını belirleyecek pilot projelerin test edilmesi açısından kritik bir laboratuvar ortamı sunuyor.

elektrikli uçakhidrojen havacılıksıfır emisyonİngilterehavacılık altyapısı