Palantir'in NHS Anlaşmasına Karşı Büyük İsyan: Sağlık Verileri Tehlikede mi?

- İngiltere genelinde binlerce vatandaş ve sağlık çalışanı, ABD'li veri analitiği devi Palantir'in NHS ile yaptığı milyonlarca sterlinlik sözleşmeye karşı sokaklara döküldü.
- Kritik sağlık verilerinin yabancı bir teknoloji şirketinin yapay zeka altyapısına devredilmesi, dijital mahremiyet ve kamu güvenliği tartışmalarını alevlendirdi.
Bristol'den Londra'ya Yükselen Tepki: Palantir'e Neden Karşı Çıkılıyor?
Ekim ayının ilk günlerinde Bristol Royal Infirmary hastanesinin önünde toplanan kalabalık, ellerinde tuttukları "NHS verilerimizde Palantir istemiyoruz" pankartlarıyla dikkat çekiyordu. İngiltere genelinde otuzdan fazla şehirde eş zamanlı olarak düzenlenen eylemler, sadece yerel bir hastane protestosu olmanın ötesinde, ulusal bir dijital hak hareketine dönüştü. Miami merkezli veri analitiği ve yapay zeka şirketi Palantir Technologies, özellikle büyük veri setlerini işleme konusunda uzmanlaşmış küresel bir dev. Ancak şirketin amiral gemisi konumundaki Gotham ve Foundry yazılım platformları, dünya genelinde devlet kurumları ve istihbarat birimleri tarafından operasyonel karar alma süreçlerinde aktif olarak kullanılıyor.
Protestocuların hedefinde ise sadece şirketin teknolojik kapasitesi değil, aynı zamanda müşterilerinin profili yer alıyor. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimlerinin ve son dönemde İsrail ordusunun operasyonlarında bu yazılımları kullanması, kamu vicdanında derin çatlaklar oluşturdu. İngiltere'de 2023 yılında dönemin başbakanı Rishi Sunak tarafından imzalanan ve NHS Federated Data Platform (FDP) adıyla bilinen 330 milyon sterlinlik devasa sözleşme, bugün aradan geçen yıllara rağmen ülkenin en sıcak tartışma konularından biri olmaya devam ediyor. Mercek360 olarak yakından takip ettiğimiz bu süreç, teknoloji dünyasının etik sınırları ile devletlerin dijitalleşme hamleleri arasındaki keskin çizgiyi gözler önüne seriyor.
Federe Veri Platformu (FDP) ve Gizlilik Tartışmalarının Perde Arkası
NHS England öncülüğünde yürütülen FDP projesinin temel amacı, yüzlerce farklı veritabanında dağınık halde bulunan sağlık bilgilerini tek bir çatı altında toplamak. Bu sayede hastane süreçlerinin hızlandırılması, hasta bakım kalitesinin artırılması ve sağlık çalışanlarının daha bilinçli kararlar alması hedefleniyor. NHS yönetimi ve Palantir cephesi, sistemin son derece sıkı güvenlik önlemleriyle korunduğunu, güçlü ağ güvenliği ve amaç odaklı erişim kısıtlamaları içerdiğini savunuyor. Resmi sözleşmede Palantir'in statüsü sıkı bir şekilde "veri işleyici" (data processor) olarak tanımlanıyor; yani şirket verilerin nasıl kullanılacağına karar veremiyor ve tüm verilerin İngiltere sınırları içinde kalması şart koşuluyor.
Ancak bu teknik güvencelere rağmen vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları ikna olmuş değil. Mayıs ayında Financial Times gazetesinde sızdırılan dahili NHS belgeleri, belirli yüklenici yönetici rollerinin kimliği belirlenebilir hasta verilerine "sınırsız erişim" sağlayabileceğini ortaya koydu. Protestolara katılan sağlık çalışanları ve sivil toplum gönüllüleri, Palantir'in yapay zeka araçlarının bir gün göçmenlik veya kolluk kuvvetleri gibi farklı devlet birimlerinin denetim mekanizmalarıyla entegre edilebileceğinden endişe ediyor. Nitekim şirketin ABD'deki uygulamalarında, vatandaş sağlık verilerinin ELITE adlı bir uygulamaya beslenerek hedefli göçmen operasyonlarında kullanıldığına dair iddialar bu korkuları körüklüyor.
Politik Rüzgarlar ve Palantir Sözleşmesinin Geleceği
Sadece dijital mahremiyet değil, aynı zamanda ekonomik ve politik gerekçeler de bu isyanın merkezinde yer alıyor. Good Law Project gibi organizasyonların öncülük ettiği kampanyalar, Palantir teknolojisinin maliyetinin yüksek olduğunu ve vadettiği verimliliği tam anlamıyla sağlayamadığını savunuyor. Demokrasi for Sale raporlarına göre, bazı hastane çalışanları Palantir tabanlı yeni platformun mevcut eski sistemlerden on kat daha yavaş çalıştığını rapor ediyor. Buna karşılık Palantir yetkilileri, platformun yüzbinlerce ek operasyonun gerçekleştirilmesine ve hastane taburculuk süreçlerinin hızlandırılmasına doğrudan katkı sağladığını iddia eden istatistikler paylaşıyor.
Buna rağmen siyasi alanda tahtlar sarsılıyor. Manchester'ın uzun süreli belediye başkanı ve günümüzün önde gelen siyasi figürlerinden Andy Burnham'ın bölge sağlık departmanlarında Palantir'e hiç yer vermemesi ve kendi analitik altyapılarını kurmuş olması, alternatif bir modelin mümkün olduğunu kanıtlıyor. İşçi Partisi konferansında binlerce üyenin sözleşmenin feshedilmesini talep eden önergeleri desteklemesi ve Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Komitesi'nin 2027 yılındaki fesih maddesinin işletilerek yerli bir alternatif geliştirilmesi yönündeki tavsiyeleri, şirketin Birleşik Krallık'taki geleceğini belirsizliğe sürüyor.
Sonuç: Halk Güveninin Dijital Çağdaki Sınavı
Palantir ve NHS arasındaki bu milyonlarca sterlinlik ortaklık, modern teknolojinin devlet mekanizmalarıyla nasıl entegre olduğu sorusunun ötesinde, kamusal güvenin nasıl inşa edileceği ve korunacağı meselesidir. Vatandaşlar, en hassas sağlık verilerinin yabancı merkezli ve tartışmalı operasyonlara destek veren bir teknoloji şirketinin ellerinde olmasından duydukları rahatsızlığı sokaklarda açıkça dile getiriyor. İngiltere genelinde binlerce insanın yasal itiraz dilekçeleri doldurması ve imza kampanyalarına destek vermesi, dijital egemenlik bilincinin toplumsal tabana yayıldığının en net kanıtıdır. Mercek360 olarak izlemeye devam edeceğimiz bu süreç, teknoloji dünyasının sadece kodlardan ibaret olmadığını; siyasetin, etiğin ve kamusal mahremiyetin her bir satır kodun içine işlemiş durumda olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Ozan Tankuş
Doğrulanmış EditörMercek360 kurucu editörü ve kıdemli teknoloji analisti. Kurumsal bilişim altyapıları, bulut teknolojileri, yapay zeka sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında uzmanlaşmış olup küresel teknoloji gündemini tarafsız ve derinlemesine incelemektedir.
