Mercek360 gündemi taradı - AI dünyasında yeni başlıklarApple Vision Pro 2 tanıtıldı - Daha hafif, daha güçlüNVIDIA Blackwell Ultra - Yapay zeka performansı yükseliyorTürk AI startup'ı 50M$ yatırım aldıRust 2.0 yolda - Bellek güvenliği yeni seviyede
Mercek360
Ana SayfaGündem & Toplum

Suriye'den Stratejik Hamle: Yabancı Askeri Üslerin Statüsü Yeniden Tanımlanıyor

Ozan Tankuş23 Eylül 20260 görüntülenme
Paylaş:WhatsApp'ta PaylaşPaylaş
Suriye'den Stratejik Hamle: Yabancı Askeri Üslerin Statüsü Yeniden Tanımlanıyor
30 Saniyede Özet
Hızlı Bakış
  • Suriye Devlet Başkanı Ahmad al-Sharaa, ülkede tam egemenlik sağlamak amacıyla yabancı askeri varlığı sonlandırmayı hedeflediklerini açıkladı.
  • Bu kapsamda Rus ve Türk askeri tesislerinin geleceği ve hukuki statüleri üzerine kapsamlı dönüşüm süreçleri yürütülüyor.

Suriye'de Yeni Dönem ve Tam Egemenlik Hedefi

Orta Doğu'nun jeopolitik dengelerini kökten sarsan gelişmelerin ardından Suriye, yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Aralık 2024'te iktidara gelen Suriye yönetiminin lideri Ahmad al-Sharaa, Atlantic Council tarafından düzenlenen özel bir etkinlikte yaptığı çığır açıcı açıklamalarla ülkenin geleceğine yönelik stratejik vizyonunu paylaştı. Al-Sharaa, ülkedeki yabancı askeri varlığının tamamen sonlandırılması ve Suriye devletinin tüm toprakları ile üsleri üzerinde kusursuz, saf bir egemenlik kurması için kararlı adımlar attıklarını belirtti. Bu vizyon, onlarca yıllık dış müdahaleler ve iç çatışmalarla şekillenen askeri yapının tamamen tasfiye edilerek yerel otoritenin güçlendirilmesini hedefliyor.

Eski rejim döneminde Suriye coğrafyası, başta Rusya olmak üzere birçok yabancı aktörün askeri operasyonlarına ev sahipliği yapıyordu. Rejimin ayakta kalmasında hayati bir rol oynayan bu yabancı üsler, ülkenin iç işlerinden bölgesel operasyonlara kadar geniş bir yelpazede kullanılıyordu. Ancak son dönemde yaşanan rejim değişikliği ve yeni yönetimin izlediği diploması odaklı dış politika, bu tabloda dramatik değişimleri beraberinde getirdi. Al-Sharaa'nın aktardığına göre, geçmişte yaklaşık 170 civarında olan Rus askeri üssü ve tesisi sayısı, yeni süreçte çok ciddi bir daralma yaşayarak yalnızca iki kritik noktaya kadar geriledi.

Hmeimim ve Tartus Üslerinde Stratejik Dönüşüm

Suriye ile Rusya arasında gerçekleştirilen uzun soluklu ve çetin müzakereler sonucunda, kalan son iki stratejik askeri tesisin statüsünde köklü bir mutabakata varıldı. Bunlar, Akdeniz kıyısındaki kritik jeopolitik öneme sahip olan Hmeimim Hava Üssü (Hmeimim Air Base) ve Tartus Deniz Üssü (Tartus Naval Base) olarak öne çıkıyor. Ağustos ayında iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı (MOU) doğrultusunda, bu tesislerin geleneksel askeri üs olma niteliği değiştirildi.

Yeni anlaşmaya göre Hmeimim Hava Üssü ve Tartus Deniz Üssü, operasyonel ve lojistik saldırı kabiliyetlerine sahip olmaktan çıkarılarak ortak eğitim ve kalifikasyon merkezlerine (joint training and qualification centers) dönüştürüldü. Bu dönüşümle birlikte, söz konusu üslerin başka ülkelere yönelik herhangi bir askeri operasyon ya da lojistik destek sağlaması hukuki ve teknik olarak imkansız hale getirildi. Al-Sharaa, bu tesislerin artık yalnızca Suriye ordusunun eğitimine ve kapasite artırımına hizmet eden birer merkeze evrildiğini vurgulayarak, bunun ulusal güvenlik açısından dev bir kazanım olduğunun altını çizdi.

Türkiye ile İlişkiler ve Askeri Varlığın Hukuki Statüsü

Suriye'nin kuzey ve kuzeybatı bölgelerinde uzun yıllardır sınır güvenliğini sağlamak, terör örgütlerinin ve silahlı milislerin sızmalarını önlemek amacıyla konuşlanan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait askeri varlık ve gözlem noktaları da yeni yönetimin gündeminde yer alıyor. Esad rejiminin baskıcı ve tek taraflı yönetimi döneminde, bu Türk üsleri Suriye parlamentosu tarafından resmi olarak onaylanmamış ve herhangi bir hukuki statüye oturtulmamıştı.

Ahmad al-Sharaa, komşu ülke Türkiye ile olan askeri varlık sayısının da ciddi oranda azaltıldığını ifade etti, ancak geriye kalan üslerin tam sayısına ilişkin detay vermedi. Yeni Şam yönetiminin temel yaklaşımı, kalan Türk askeri varlığının ülkenin yasama organı olan Halk Meclisi (People's Assembly) tarafından onaylanmasını sağlamak ve böylece uluslararası hukuka uygun somut bir hukuki statü kazandırmak üzerine kuruludur. Al-Sharaa, herhangi bir yabancı askeri mevcudiyetin mutlaka Suriye devletinin resmi organlarının onayıyla sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bölgesel Diplomasi ve Geleceğe Bakış

Şam yönetiminin izlediği bu çok katmanlı strateji, yalnızca iç siyasette egemenliği pekiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda komşu ülkelerle ve uluslararası ortaklarla kurulan diplomatik ilişkilerin de yeniden tanımlanmasını sağlıyor. Mayısta iki ülkenin yakın savunma ilişkilerini gözler önüne seren tarihi bir gelişme yaşanmış; Suriye, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Efes askeri tatbikatına (Efes military exercise) ilk kez katılım göstermişti. Bu tür askeri ve diplomatik temaslar, iki ülke arasındaki iş birliğinin çatışma alanından karşılıklı saygı ve koordinasyon zeminine kaydığının somut bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yakın gelecekte ülkede hiçbir yabancı askeri varlığa ve üsse ihtiyaç duyulmayacağı bir dönemin kapıda olduğuna inanıyor. Bölgesel istikrarın tesisi ve komşu ülkelerle dostane ilişkilerin geliştirilmesi için diplomasinin ana araç olarak benimsendiği bu yeni dönem, Suriye'nin uluslararası toplumda bağımsız ve egemen bir aktör olarak yeniden yerini almasını hızlandırıyor. Uzmanlar, Şam'ın bu dengeli ve kararlı duruşunun Orta Doğu'daki tüm güvenlik mimarisini uzun vadede kalıcı bir şekilde dönüştürebileceğini öngörüyor.

Orijinal Haber Kaynağı:breakingdefense.com
SuriyeAhmad al-SharaaHmeimim Hava ÜssüTartus Deniz ÜssüTürkiye
Paylaş:WhatsApp'ta PaylaşPaylaş
Ozan Tankuş

Ozan Tankuş

Doğrulanmış Editör

Mercek360 kurucu editörü ve kıdemli teknoloji analisti. Kurumsal bilişim altyapıları, bulut teknolojileri, yapay zeka sistemleri ve tüketici elektroniği alanlarında uzmanlaşmış olup küresel teknoloji gündemini tarafsız ve derinlemesine incelemektedir.